30 Aralık 2015

Bu yılı da hallettik, sıra yeni yılda...

Son dönemin tabiriyle, hayvan gibi şey yapan bir yıldı 2015. 

Vurdu vurdu ölmedik. Benim gibi bedeviler nasıl gördü bu yılı? Bakalım…

  • Charlie Hedbo olayıyla birlikte, insanların bir bölümünün dini sapkınca duyguları için aracı kullandığını bir kez daha gördük. En güzel duyguların nidası "amin" diyene bile şöyle bir şüpheyle bakıyor dünya.
  • Özgecan'ın katli bende korkunç bir paranoya ve korkuya sebep oldu. Aylarca bindiğim her taşıma aracında, hatta metroda metrobüste bütün erkeklere dehşetle baktım. Tekrarı olmasın diye yasa mı çıktı, önemli bir adım mı atıldı? Yooo… Biz unutkan toplumuz, korkumuzu ve acımızı da hemen unuturuz. (Özgecan yasası çıkacak diye açıklama yaptı bakan, bakalım… Erkek kafalı bir kanun daha koymasalar bari önümüze.)
  • Askerlerimiz sırtladığı gibi Süleyman Şah Türbesi'ni taşımaya kalktı. İşin aslı; ayı gibi yıkıp attılar türbeyi. Tarihte eşine rastlanmamış şahane bir hareket gibi de anlattılar çıkıp… Bakınız bu ibretlik.
  • Seçim oldu. Aylarca beynimizin pekmezi aktı goygoydan... Ne oldu? Sonucu beğenmediler hazretler. Halkın iradesi falan derken manipülasyonlarla dolu yeni bir seçim oldu. Sonuç malum. Mecliste düşük IQ, düşük eğitim seviyesi, az İngilizce, bol kavga derken yuvarlanıp gidiyoruz.
  • Barış süreci bitti, son yılların en kanlı yılı oldu… Vurun abalıya demişler misali, gelen vurdu giden vurdu. Suruç'ta güzeller güzeli genç insanlar bir kalemde yok edildi. Ankara'da katliam oldu, senin acın benim acım derken halk dışında kimse acılara sahip çıkmadı.
  • Güneydoğu çıldırdı… Askerdir sivildir ölen ölene… OHAL'den beter olduk.
  • Olimpiyat madalyalı Aslı Çakır Alptekin yüzümüzü kara çıkardı, madalyası elinden alındı, hepimizi utançtan yerin dibine soktu, devletin parasıyla verilen ödüller ise geri alınmadı. Haram zıkkım olsun mu?
  • Volkswagen bildiğin bizi şeyediyomuş... Neyse bak sinirleniyorum...
  • Ege Denizi açık mezarlığa döndü. İnsanlıktan nasibini alamamışların dünya paraya sattığı boktan botlarda yüzlerce insan öldü. Mülteciler sınırlara dayandı, dünyanın gündemi değişti. Bir milyon insan Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçince "parası neyse verelim, sizde kalsınlar" dendi. Bizimkinin bıyıkları mutluluktan tir tir titredi. Hayır bu insanlar zaten Türkiye'de insanca yaşayamadıkları için dayanmadı mı AB kapısına? Parayı alıp insanları kıçımıza mı sokacağız? N'apacağız?
  • Son olarak şahane zekice bir askeri adımla Rus uçağını da düşürdük. Manyak Putin ağzımıza sıçmaya ant içti. Böyle nur topu gibi kriz görülmedi vatandaş!
    • Nobel'de Kimya Ödülünü Mardin'li Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar Aldı. Adamı her kesimden çekiştirmeye başladılar bile. Ülkeden uzak durmazsa bilim değil siyasete malzeme olacak.


    Tanıdık isimler öldü de öldü;

    • Kulaklarımızın kraliçesi başımızın tacı Müzeyyen Senar öldü. Dost masalarında yaşamaya devam edecek elbet.
    • Erol Büyükburç da saksı değilim dedi dedi gitti.
    • Asırlardır yalnız olan Kayahan da öldü, ardında nur topu gibi miras davalarıyla…
    • Zeki Alasya, Levent Kırca derken bugünlerde kendisini bile arar duruma geldiğimiz Demirel de öldü.
    • Kenan Evren'i yargılayamadan farklı kanallara havale ettik diyelim.


    Bu da kafayı yedi...



    • Yerli Di Caprio olarak bir neslin umut bağladığı Arda Kural aklını kaçırdı. Kendisi mutlu görünüyor ama herkese dert düştü tabii çocuk sokakta yaşıyor diye.
    • Mars'ta bir sürü şey keşfedildi, aynı günlerde bir Amerikan taktiği ile Marslı filmi gösterime girdi. Hepimiz hayallere gark olduk.
    • O arada Türkiye'de kayyumlar mayyumlar, wuhuu!


    Bu arada güzel şeyler olmadı mı? Oldu tabii… İnsanlar internetin nimetlerinden daha güzel işler için yararlanır oldu. Örneğin Change.org üzerinden örgütlenen pek çok insan, toplumda pek çok konuda farkındalık, bilinç ve değişim meydana getirdi. En güzeli; Phaselis kurtuldu, duyduğumda sevinçten gözlerimden yaş geldi. Zeytinlerimiz kurtuldu, yüz binlerce insanın imzası sayesinde Ege'yi bitirecek yasa tasarısı meclisten geçmedi. Hatta Beşiktaş taraftarlarının kampanyası üzerine, Ricardo Quaresma Beşiktaş'a geri döndü.Bakınız bunlar yavaş bir değişimin güzel işaretleri. İyi ya, iyi gelişmeler de oldu ufaktan ufaktan. (Züğürt?) Zaten başka da bi halt olmadı...


    Yılı bitirirken kendini iyice şaşıranlara bir de dörtlük hazırladım (böyle sinkaflı minkaflı, mis);

    Şaşma ey yolcu, üç kuruşluk servetinle,
    Mazlum boğazından aldığın lokmanın faydası olmaz!
    Sen ki sikin taşağına denk sanırsın,
    Bir yel alır şaşırırsın, lokmanla ağzında uçarsın...



    2016'da da 'bedeviden temiz' bol kutup ayılı günler dilerim...

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...