07 Nisan 2010

Şemsiyenin intikamı

İnsanları kategorize etmek istemem ama, söz konusu şemsiye olunca kimse kusura bakmasın, edeceğim!

Efendim havalar malum, bir gün açıyor bir gün kapanıyor, ülke buhranda, halk delirmiş durumda, hele hele İstanbul'da yaşam bugünlerde hiç olmadığı kadar zor. Daha önce yazmıştım İşkencestanbul yazımda, trafikten, keşmekeşten nefret ediyorum. Algısı düşük halkımız trafiğe ve kalabalık sokaklara denk gelince iyice aklını yitiriyor. Birileri sokaklara bir çeşit uyuşturucu madde mi sıkıyor bilemiyorum ama, çoğunluğun gözlerinde o tuhaf manasız bakış, asabiyet nöbetleri, saygıdan yoksun hareketler, can hıraş bir mücadele, acele acele ve bencillikle dolu hareketler... Anlatmakla bitmez tabi de bir de yağmur yağıyor ya sık sık, işte o beni benden alıyor.

Yok efendim, ülkemiz barajlarındaki suda gözüm yok, artsın eksilmesin; ıslanmaktan da şikayet etsem de kabullenmesi o kadar zor değil. Ne de olsa geçer gider diyip, özlemle yaz günlerini beklemeye dalıyor gözlerim.

Ama o kısa boylu kadınlar yok mu, işte onlar tam bir terör estiriyorlar şehirde! Şemsiye terörü!
Her an tetikte olmalısınız! Gözünüz çıkabilir, kulağınız delinebilir, alnınız yırtılabilir... ennnnn basitiyle saçınız bozulabilir. Anlıyorum, her yiğidin yoğurt yiyişi farklıysa her kadının da şemsiye tutuşu farklı olabilir. Fakat göz seviyemde, kenarından telleri fırlamış bir şemsiyenin aymazca sağa sola sallanarak bana doğru gelmesi veya aniden yoluma çıkması biraz tırsmama yol açıyor. Her an kör olma riskiyle karşı karşıya kalmak ne fena bir duygu. Panikliyorum, tırsıyorum, her yağmur yağdığında aman yoluma çıkmasınlar diye en tenha yolları seçiyorum. Mümkün olduğunca kendi şemsiyemi gözlerime siper ediyorum. Ama yine de korkuyorum. Geliyorlar çünkü güldür güldür! Rengarenk olanı var, şaffaf olanı var. En fenası da şeffaf olanları. Hem çabuk fark edip gardınızı alamıyorsunuz. Hem de yol kenarında satılıp son derece dandik olduklarından kenarlarından telleri çabuk fırlıyor.
Düşünmeden edemiyorum, "bu bir çeşit intikam mı?" diye. Doğalarına karşı bir isyan sezinliyorum bu kadınlarda. Ve hatta derler ya "kadın kadının kurdudur" diye, uyuz olurum bu lafı duydukça ama vardır illaki bunu da benimseyen insanlar, böyle bir mottoyu takiben gözümüzü çıkartmaya çalışıyor olabilirler mi?
Belki kimse farkında değil, belki herkes bunu kabullenerek yaşıyor ama, bu şehirde bir şemsiye terörü var arkadaşım! Var!

1 yorum:

Özlem dedi ki...

hahahahha patlatmışsın yine bombayıı :D
Not: sadık okurun ;)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...